Eserler

Sonsuz Nur

Sitedekiler

Şu anda 1 misafir bağlı

İstatistikler

Üyeler: 1
Haberler: 172
Web Linkleri: 0
Ziyaretçiler: 190942

İktibas

Allah Resûlü'nün, yarınları bugün gibi, hatta avucunun içi gibi görmesi, O'na has bir keyfiyetti. Hudeybiye'den çıkardığımız o büyük ders de işte budur. Allah Resûlü öyle yeni, taze düsturlar ortaya koymuştur ki, zamanın yaşlanıp değişmesine mukabil bu düsturlar hep taze kalmakta hatta daha gençleşmektedir. Allah Resûlü Allah tarafından bir kısım dinî disiplinler ve prensiplerle ortaya çıkmış ve kendi asrında bunları o asrın insanına tebliğ ve tâlim etmiştir. Onlar da bize kadar bu meseleleri ulaştırmışlardır. Bütün geçmişlerimizden Allah (cc) ebeden razı olsun! Bir kadirşinaslık ifadesi olarak bu mevzuda Kur'ân bize şunu tâlim eder:

Devamını oku...
 
Ana Sayfa
Ebu Zerr El-Gıfarî (ra) Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Fethullah Gülen   
16.05.2006

Bir aralık, Hz. Ebu Zerr gelir Müslüman olur.. bu heyecanlı insanın, o devrede Mekke'de bulunması, hem kendi hem de diğerleri için zarar doğuracağından Allah Resûlü onu, kabilesine geri gönderir ve orada irşada memur eder.. ve ilavede bulunur: "Bizim galebe çaldığımız devri gözet; ve işte bize, o zaman gel!" Ebu Zerr (ra), Hayber'in fethinden sonra gelir ve Allah Resûlü'ne dehalet eder. Hâlbuki o, daha Mekke döneminin ilk yıllarında Müslüman olmuştur.[1] Ebu Zerr (ra) âbiddi, zahitti.[2] Ebu Zerr, bugünün içtimaîyatçılarının aklını döndürecek şekilde içtimaî adaletçi; hatta sosyalist yazarlara göre, ilk sosyalizm düşüncesini ortaya atan insandı. -Bu düşünceleri onların olsun- Yani fakirlik ne demektir? Fakirliğe karşı savaş nasıl verilir? Bunu ilk ortaya atan kahraman Ebu Zerr'dir. Aynı zamanda o, cennetin kendisine müştak olduğu insanlardan biridir.[3] Bütün bunlara rağmen bir gün Allah Resûlü'ne geldi ve şöyle dedi: "Bana da bir imaret ver Ya Resûlallah!" Yani, bir ordunun başında kumandan veya bir vilayetin başında vali olayım. Bir yerde beni de vazifelendir. Allah Resûlü ona şu cevabı verdi: "Sen zayıfsın bu işler çok ağırdır Ya Ebâ Zerr! Böyle bir vazifeye talib olma. Bu vazife ona talib olana verilmez!"[4]

O, Ebu Zerr'e böyle derken, Hz. Ebu Bekir ve Ömer'e aynı şeyleri söylemiyordu. Aksine, onların imaretlerine işaret sadedinde; sağ eliyle Hz. Ebu Bekir'in, sol eliyle de Hz. Ömer'in elini tutmuş ve şöyle demişti:"Benim gökte iki, yerde iki vezirim var. Göktekiler Cebrâil ve Mikâil; yerdekiler de Ebu Bekir ve Ömer'dir."[5]

Diğer taraftan, gaybbîn gözüyle, olacakları görmüş ve dört raşid halifenin hilâfetlerine dair işaretlerde bulunmuştu. Hz. Osman'a (ra) gelince عَلَى بَلْوَى yani "imtihan ağırlıklı" kaydını ilave etmişti..;[6] ve öyle de Hz. Osman'ın hilâfeti biraz belalı olmuştu.

Evet, O, kadrosundaki insanları, onlardan daha iyi tanıyordu. Vazifelendirdiği şahıslarda vazife itibarıyla hiç falso olmamıştı. Ebu Zerr (ra), imarete talip olabilir; kendini bu işin altından kalkacak güçte görebilir; fakat Allah Resûlü, Ebu Zerr'i, Ebu Zerr'den daha iyi bilmektedir. "Sen zayıfsın, bu iş ise ağırdır." der ve ona imaret vazifesi vermez.

 



[1] Müslim, Fezâil, 132-133; İbn Kesîr, el-Bîdâye, 3/45-47.
[2] İbn Hâcer, İsâbe, 4/62; Mecmau'z-Zevâid, 9/330; Buhari, Menakibu'l-Ensar, 33.
[3] Mecmau'z-Zevâid, 9/330.
[4] Müslim, İmare, 16,17, Müsned, 5/173
[5] Kenzü'l-Ummâl, 11/563, 13/15.
[6] Buharî, Fezâilü'l-Ashâb, 5-7; Müslim, Fezâilü's-Sahâbe, 29

İlgili Yazılar:

 
< Önceki   Sonraki >