|
Fethullah Gülen
|
|
16.05.2006 |
|
Hudeybiye'yi, incelerken, Allah Resûlü'nün, üstün idareciliği faslında, müşkilleri nasıl çözdüğünü bir ölçüde tahlil etmiştik. Hudeybiye'de bir harp olması muhakkaktı. Ancak Allah Resûlü, kuvvet dengesi olmadığı bir yerde -ki karşı tarafta, on bin müsellâh (silâhlı) insan, başında Halidler, İkrimeler ve daha gözü dönmüş bir sürü insan.. beri tarafta da, sahâbenin rivayet ettiğine göre bin altı yüz silahsız insan.. sırtlarında ihram, umre düşüncesiyle oraya kadar gelmişler- Allah Resûlü, bir tek insanın burnunu kanatmadan -hezimet muhakkak olan böyle bir karşılaşmayı- Cenâb-ı Hakk'ın inâyet ve keremiyle zaferle ve muvaffakiyetle noktalamıştı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
16.05.2006 |
|
Bir erkân-ı harp, askerî derinliklerinin yanında, aynı zamanda bir liderdir. Onun için bir liderde olması gereken bütün hususiyetler, bir erkân-ı harpte de olmalıdır. Biz bu hususiyetleri birkaç madde içinde özetlemeye çalışacağız: |
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
16.05.2006 |
|
O'nun verdiği bütün kararlar, gayet süratli ve isabetliydi. Hayatında, hiçbir kararı fiyasko ile neticelenmemişti. Nitekim yukarıda bunun müşahhas misallerini uzun uzadıya anlatıp naklettik. Bilhassa Uhud ve Huneyn'de, nasıl süratli ve isabetli kararlar aldığını ve ordusunu mutlak bir hezimetten kurtarıp şanlı bir zafer kazandığını altını çizerek ifade etmeye çalıştık. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
16.05.2006 |
|
O, daha doğmadan babası vefat etmiş ve yetimliği tâ anne karnından başlamıştı. Dolayısıyla da babadan gelecek destek ve bu desteğin insan üzerinde hasıl edeceği gevşeklik, O'nun için hiçbir zaman söz konusu değildi. Zaten O'nun davası bir yönüyle iradeye fer kazandırma davasıydı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 127 - 140 Toplam: 172 |